Devremülk İadesinin Koşulları Nelerdir?

 

Bir kişinin belirli tarihler aralığında 15 gün ve üzerinde satın aldığı gayrimenkullere devremülk denilmektedir. Devremülkler genellikle yazlıkçılar için tercih edilirken, bazı durumlarda ise kendilerine göre şartları temsil ederek de tercih edilebiliyor. Devremülk kullanan kişiler için genellikle bu işi yapan yani devremülk firmaları bulunmakta olup, bu şekilde görmeden, kapıdan satış, ya da görerek devremülk sözleşmesi yapılarak satın alına biliniyor. Tabi ki bu durum ise belli bir süre sonunda pişmanlığa neden olabildiği gibi devremülk iadesi de tam olarak bu noktada devreye girmektedir.

Devremülk iadesi koşulları ise devremülk iadesi sırasında mümkün olan bir durum olup, tesisi görerek yapılan sözleşmede 10 gün, görmeden yapılan sözleşmeler için 7 gün süre bulunurken, kapıdan satış yolu ile devremülk iptali için ise Yargıtay kararı bulunmaktadır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin devre mülk hakkındaki emsal bir kararı:

 

DAVA: Taraflar arasındaki devre mülk hakkındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı devre mülk işletmecisi avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:

KARAR: Davacı avukatı, müvekkilinin davalı ile aralarında Y. A. Tatil Köyü devre mülk satış sözleşmesi düzenlendiğini, 70.000 DM ödemede bulunduğunu, ancak sözleşmenin 10. maddesinden yararlanarak devre mülk sözleşmesini fesh ettiğini davalıya bildirdiği halde paranın iade edilmediğini, tahsili için yaptığı icra takibine de davalı devre mülk işletmecisinin borçlunun itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı avukatı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.

4822 sayılı kanun ile değişik; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 23. maddesinin 1. fıkrasında “…Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı…” belirtilmiştir. Temyize konu iş bu dava, taraflar arasında düzenlenen devre mülk satış sözleşmesinin feshi isteğine ilişkin olup devre mülk hakkı kat mülkiyeti kanununda düzenlenen taşınmazın müşterek mülkiyet payına bağlı bir haktır. Taşınmazın aynına taalluk etmekte olup, bu kabil satışlarda resmi şekilde yapılması gerekir. Uyuşmazlığın tüketici mahkemelerinde görülmesi için geçerli bir sözleşme olması gerekir. Devre mülk sözleşmesi resmi şekilde yapılmamıştır. Bu nedenle 4822 sayılı kanun ile değişik, 4077 sayılı kanundan kaynaklanan bir uyuşmazlık yoktur. Dava Borçlar Kanununun Genel Hükümlerine göre açılmış devre mülk sözleşmesinin iptali isteğine ilişkindir. Öyle ise devre mülk hakkında mahkemece işin esası incelenerek ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması bozma nedenidir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.6.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Kaynak : Emlakdanismanlari.com






_________________________________________________________________________________________________

UYARI: Web sitemiz üzerinde bulunan tüm yazılar, görseller ve tüm materyaller Emlakdanismanlari.com 'a aittir. Kaynak belirtilmeden site içeriği kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, başka yerde yayınlanamaz.

Konu Hakkında Emlak Danışmanlarımız'dan daha fazla bilgi almak için Soru sorabilir, veya görüşlerinizi yorum yaparak paylaşabilirsiniz.


CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi buraya giriniz