Ticari Defter Türleri Nelerdir?

Ticari defterler, tüccarların işletmeleri ile ilgili tutmakla yükümlü olduğu defterlerdir. Tüccarlar işletmelerinin kuruluşundan sonuna kadar bu defterleri tutmak zorundadırlar. İşletmenin tasfiyesi durumlarında da bu defterlerin tutulması zorunludur. Kanunlarda kimlerin hangi ticari defterleri tutmakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Gerçek kişiler ile tüzel kişiler yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterlerinin tutmakla yükümlüdürler. Bununla birlikte tüzel kişiler, yani gerçek olmayan kişiler de işletme ile ilgili karar defterini tutmak zorundadırlar.

Gerçek kişi tacirler isterlerse bu defterlerin yanında beyana tabi defterler de tutabilirler. Hangi defterin tutulması gerektiğine tacir kendisi karar verir. Ayrıca özel hükümler ile tutulması zorunlu (Tellal defteri gibi) defterler de vardır.

Tüzel kişi tacirlerin de tutması gereken defterler yukarıda belirttiklerimizdir. Yani yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defteridir. Beyana tabi olan defterlerde ise gerçek kişi tacirlerle aynı durum söz konusudur. Özel hükümlere bağlı defterler ise yönetim kurulu karar defteri, limitet şirketlerinde pay defteri gibi defterlerdir.

Gerçek kişi tacirler tutmakla yükümlü oldukları defterleri tutabilecek kadar nitelikli ve önemli değilse yani tacirin işletmesi dar kapsamlı bir işletme ise bu durumda zorunlu olduğu defterler yerine yalnız işletme defteri tutabilir.

Ticari Defterler Mahkemede Delil Olabilir mi?

Ticari defterler ticari davalarda kanıt olarak kullanılabilmektedir. 2011 yılında yürürlüğe giren HMK 222. madde ile gelen düzenlemeler ticari defterlerin önemini biraz daha arttırmıştır. Ticari defterler davalarda diğer deliller ile birlikte delil olarak sunulabilmektedir. Özellikle de ticari davalarda başka deliller bulunmadığında, taraflar arasındaki ilişkiyi gösteren bir belge olmadığında ticari defterlere başvurulması gerekir.

Ticari defterler yalnızca ticari davalarda delil niteliği taşır. Yani ticari dava dışında bir davada delil olarak mahkemeye sunulamaz. HMK’ da bu durum belirtilmiştir. Ticari davaların hangi durumlarda açıldığını ise TTK 4. maddede bulabiliriz. Bu madde, “Her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın;” diye başlayan maddede belirtilmiştir. Kısaca belirtmek gerekirse davada her iki tarafında tacir olması ve davanın konusunun bu tacirlerin işletmeleri ile ilgili olması şarttır. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi ticari defterler delil olarak sunulabilmektedir.

Ticari Defterler Nasıl Teslim Edilir?

Ticari defterlerin teslimi ile ibrazı farklı işlemleri temsil eder. Yani bu iki işlem birbirinden farklı işlemlerdir. Ticari bir defterin tamamen incelenmesi gerekiyorsa defterin teslim edilmesi gerekir. Teslim işlemi ise belirli durumlarda yapılabilir. İflas, miras ve ortaklık söz konusu ise ticari defterin teslimi gerekir. Bu durumlar söz konusu olduğunda ticari defterler, hesaplar ve diğer kağıtların tamamı mahkeme veya ilgili kişiler tarafından incelenebilir. İbraz durumunda ise belgelerin tamamı incelenmez, sadece anlaşmazlık veya uyuşmazlık olan işlerle ilgili belgeler incelenebilir.

Ticari Defterlerin Saklanması

Yeni Ticaret Kanununda(TTK)işletmelerin belgeleri, defterleri, yazışmaları ne süre ile saklamak zorunda oldukları belirtilmiştir. Bu kanuna göre her işletme belgelerini, yazışmalarını ve defterlerini 10 yıl süre ile saklamakla yükümlüdür. İster tüzel kişilik olsun isterse gerçek kişi tacir olsun ticari defterleri, envanterleri, ara bilançoları ve açılış bilançolarını, finansal tabloları, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve bu belgelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak talimatları ve organizasyon belgelerini saklamakla yükümlüdür.

Bunlarla beraber alınan ve gönderilen ticari mektupları, kayıtların dayandığı belgeleri sınıflandırarak saklamak zorundadırlar. Ayrıca açılış ve ara bilanço kayıtları, finansal tablolar Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olarak veri taşıyıcılarda saklanabilir. Saklanan belgelerin zorunlu olarak saklanması gereken süre içinde çalınması veya bir doğal afet sonucunda kaybolması durumunda tacir durumu öğrendikten sonra 15 gün içerisinde işletmesinin olduğu yerdeki yerel mahkemeye başvurarak bir belge alabilir. Mahkemede açılan bu dava hasımsız açılır. Mahkeme duruma göre delil toplanmasını da isteyebilir. Gerçek kişi tacirin hayatının sona ermesi ile birlikte mirasçılar bu belgeleri saklamakla yükümlüdür. Gerçek kişi tacir ticari hayatına son vermesi durumunda da bu belgeleri saklamak zorundadır. Tüzel kişi tacirler ise sona erdiklerinde belgeler ve kağıtlar 10 yıl süre ise sulh mahkemeleri tarafından saklanmaktadır.

Kaynak : Emlakdanismanlari.com






_________________________________________________________________________________________________

UYARI: Web sitemiz üzerinde bulunan tüm yazılar, görseller ve tüm materyaller Emlakdanismanlari.com 'a aittir. Kaynak belirtilmeden site içeriği kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, başka yerde yayınlanamaz.

Konu Hakkında Emlak Danışmanlarımız'dan daha fazla bilgi almak için Soru sorabilir, veya görüşlerinizi yorum yaparak paylaşabilirsiniz.


CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi buraya giriniz